Kreatinin

Kreatinin Nedir?

Kaslarda bulunan kreatin adlı bileşiğin üretilmesi ve yıkılmasının ardından oluşan ürüne ‘’kreatinin’’ denmektedir. Kaslarda bulunan kreatin miktarının günde yaklaşık olarak %1-2 gibi bir kısmı günlük kas aktiviteleri sonucunda kreatinine dönüşmektedir.

Böbrek fonksiyonlarının önemli göstergelerinden biri olan kreatinin, böbreklerde bulunan nefronlar tarafından filtrelenerek idrarla birlikte vücut dışarısına atılmakta ve vücuttaki kreatinin değeri ideal seviyelerde tutulmaktadır. Vücuttaki oranı belirli faktörlere göre değişiklik gösteren kreatinin miktarı genel olarak cinsiyet, yaş ve kas miktarından etkilenmektedir.

Kas kütlesi daha fazla olan kişilerde kreatinin üretimi daha yüksek iken; bu durum zayıf kişilerde tam aksidir. Nitekim kreatinin, günlük kas faaliyetlerinden ve kitlesinden etkilenmektedir. Aktiviteler sonucunda kaslarda oluşan kreatinin atık maddesi kan dolaşımına gönderilmekte ve kan yoluyla böbreklere transfer edilmektedir.

Kan üre azotu ya da serum kreatinin düzeylerinde herhangi bir yükselme, mutlaka böbrek hastalığına işaret etmemektedir. Ayrıca normal aralıkta görünen kan üre azotu ve kreatinin değerleri, glomerüler filtrasyon hızında (veya böbrek işlevinde) bir sorun olmadığını da vurgulamaz. Bu noktada üre ve kreatinin maddelerinin kan seviyesindeki herhangi bir yorumu, çeşitli dış faktörlerden etkilenebileceği unsuru göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Fakat üre azotu ve kreatinin değerlerinin birbirine oranları, böbrek fonksiyonlarının bütünlüğünü değerlendirmede önemli bir araçtır. (Baum N -1975)

Kreatinin Klirensi Nedir?

Böbreklerin kreatininden temizlenen kan miktarına kreatinin klirensi adı verilmektedir. Kreatinin klirensi testi için kol damarından kan numunesi ve 24 saatlik idrar numunesi kullanılabilmektedir. Kreatinin klirensi testinde baz alınan değer dakikada kreatininden temizlenen kan miktarıdır. Bunun sonucunda böbreklerin işlevselliği hakkında bilgi sahibi olunabilmektedir.

Kreatinin Testi Nedir?

Kreatinin testi; böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılan bir testtir. Kol damarından kan alınması yoluyla yapılan test, idrar numunesi alınarak da gerçekleştirilebilmektedir. Kapsamlı bir sonuç elde edilmesi adına kreatinin testi genel olarak BUN (üre azotu) testiyle birlikte tercih edilmektedir. Diyabet gibi organları olumsuz yönde etkileyen rahatsızlıkların varlığında böbreklerin işlevini kontrol etmek ya da böbrek rahatsızlığı varlığında tedavinin seyrini izlemek amacıyla kreatinin değerlendirmesine ihtiyaç duyulabilmektedir. Bunların dışında birçok durum kreatinin kontrolünü gerektirebilmektedir.

Kreatinin ve Kreatinin Klirensi Testine Hangi Durumlarda İhtiyaç Duyulur?

Kreatinin değerlerine; köpüklü ve kanlı idrar, idrar miktarında azalma ve kahverengi idrar gibi böbrek fonksiyonlarından şüphe edildiği durumlarda bakılmaktadır. Bunların dışında rutin olarak yaptırılan check-up işlemlerinde kreatinin değerlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bahsedilenler dışında böbrek fonksiyonlarından şu durumlar sonucunda şüphe edilmektedir:

  • İdrar yaparken yangı oluşması
  • Ödem
  • Böbreklere yakın kısımlarda meydana gelen ağrı

Bilinmesi gerekir ki; kandaki kreatinin düzeyleri kas yaralanmaları sonucunda geçici olarak yükselebilmektedir. Kreatinin azalması çok görülmeyen bir durum olmakla birlikte çeşitli rahatsızlıklar sonucunda kas kütlelerinde azalmayla birlikte kreatinin düşük seviyelerde seyretmektedir. Böbrek fonksiyonlarının detaylı bir şekilde değerlendirilmesi adına sadece kreatinin ve kreatinin klirensi değil birçok kan tetkiki de birlikte değerlendirilebilmektedir.

Kreatinin Referans Aralığı

Yetişkinlerde serum kreatinin (kan dolaşımında bulunan kreatinin) referans aralığı şu şekildedir;

                           ERKEK                                  KADIN
                   0.50 – 1.20 mg/dL                        0.50 – 1.10 mg/dL

Kreatinin Klirensi Referans Aralığı

Kreatinin klirensi kas metabolizmasıyla yakından ilişkisi olan bir testtir. Bu sebeple cinsiyet ve yaş aralığından etkilenmektedir. 24 saatlik idrar numunesine göre kreatinin klirensi referans aralığı şu şekildedir:

                     ERKEK                      KADIN
13 – 50 yaş            90 – 137 mL/dk              80 – 125 ml/dk
51 – 60 yaş            85 – 132 mL/dk             75 – 120 mL/dk
60 yaş ve üzeri            80 – 132 mL/dk             70 – 120 mL/dk

 Gebelik Sürecinde Hareketlerin Kreatinin Klirensi Üzerine Etkisi

Glomerüler filtrasyon hızını (GFR) gösteren kreatinin klirensini değerlendirmek ve postürün (duruşun) gebeliğin geç dönemlerinde kreatinin klirensi üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan çalışmada; 19 – 30 yaşları arasında bulunan 26 sağlıklı gebe, gebeliğin farkı dönemlerinde olmak üzere toplamda iki seans incelendi. Yapılan her iki seansta kreatinin klirensi üç periyotta değerlendirildi: 24 saatlik başlangıç, 2 saatlik oturma ve 2 saatlik sol lateral dekübit pozisyonlarının sonunda kreatinin klirensi ölçümü için idrar ve kan örnekleri alındı. (Lohsiriwat, S. – 2008)

Elde edilen sonuçlara göre; gebeliğin son dönemlerinde alınan 24 saatlik kreatinin klirensinin, hamile olmayan bireylere göre %28,3 oranında daha yüksek olduğu belirlendi. Ayrıca gebeliğin son dönemlerinde 2 saatlik oturmadan sonra kreatinin klirensinin 24 saatlik başlangıca kıyasla %10 oranında azaldığı gözlemlenmiştir.

Daha sonrasında hamile bireyin 2 saat boyunca sol lateral dekübitus pozisyonunda yatması sonucunda kreatinin seviyesinin başlangıç seviyesindeki yükselişe geçtiği gözlemlenmiştir.  Hamile olmayan bireylerde uzun süreli oturma sonucunda kreatinin klirensinde herhangi bir azalma görülmemiştir. Üstelik herhangi bir duruşta, hamile olan bireylerin olmayanlara göre kreatinin klirensi değerleri daha yüksek düzeylerde seyretmiştir. (Lohsiriwat, S. – 2008)

Bu çalışma ile; gebeliğin sonuna gelen bireylerin hamile olmayan bireylere nazaran daha yüksek kreatinin klirensine sahip olduğu bilgisi elde edilmiştir. Ayrıca kadınların hamilelik döneminin sonlarına yaklaşırken 2 saat boyunca oturduktan sonra sol lateral dekübit pozisyonunda bir süre kalmaları akıllıca olabilir. (Lohsiriwat, S. -2008).

Kreatinin Değerinin Yüksek Çıkması Halinde Ne Yapılması Gerekir?

Kreatinin düzeyinin referans aralıklarının üzerinde seyretmesi, kreatinin yüksekliği olarak bilinmektedir. Kreatinin değerlerinin referans aralıklardan uzaklaşması, tek başına yeterli bir tetkik olmasa da diyaliz gibi olası risklerin arttığını gösterebilmektedir. Bu sebeple kreatinin değerleri yüksek düzeylerde seyreden kişiler böbrek hastalıkları açısından değerlendirmeye alınmalıdır. Bu noktada hastaların mevcut şikayetleri hakkında bilgi sahibi olunmaya çalışılmalı ve olası risklere karşı detaylı bir şekilde muayene edilmelidir.

Böbreklerin düzgün bir şekilde çalışmaması ya da kas yaralanmaları sonucunda kan ve idrardaki kreatinin değeri yüksek düzeylerde seyredebilmektedir. Bunların dışında ilaç kullanımı gibi kreatinin düzeyini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır.

Bunun sonucu olarak kişilerde; halsizlik, nefes darlığı, bulantı ve kusma, ödem, iştahsızlık, hipertansiyon ve idrar miktarında azalma gibi belirtiler baş gösterebilir. Bu noktada hekim tarafından kreatinin yüksekliğine neden olan durum saptanmalı ve tedavi sürecine gidilmelidir. Bunların dışında kişiler protein tüketimi konusunda bilinçlendirilmeli ve zorlayıcı, aşırı aktiviteden kaçınmalıdır.

Kreatinin Düşüklüğü Nedir? Neler Sebep Olur?

Kreatinin seviyesinin referans aralıkların altında seyretmesi durumunda kreatinin düşüklüğü görülmektedir. Yaşlılık, kas kütlesinin azlığı, karaciğer sorunları (karaciğer sorunu varsa kanlı ya da katran renginde dışkı görülebilmektedir), gebelik, yetersiz beslenme (baş dönmesi yapabilir) ve kilo kaybı gibi durumlar kreatinin değerlerinde azalmaya sebebiyet verebilmektedir. Bunların dışında kas kütlesinin azalmasına sebep olan rahatsızlık ya da durumun araştırılması gerekmektedir.

Kreatinin düşüklüğü; yapılan egzersizlerde zorlanma, kaslarda güçsüzlük ve ağrı olarak belirti gösterebilmektedir. Bu durumda kreatinin düşüklüğüne neden olan etmen teşhis edilmeli ve kişiye özel bir tedavi planı uygulanmalıdır. Kreatinin düşüklüğü egzersiz azlığı ve beslenmeden kaynaklanıyor ise; yapılan egzersizler arttırılarak sağlık beslenme rutini oluşturulmalıdır.

Bu makale tıbbi tavsiye olarak yorumlanmamalıdır. Sağlıklı yaşam rutininizde herhangi bir değişiklik yapmadan önce lütfen doktorunuzla görüşün.

 Kaynakça

  • Baum, N., Dichoso, CC ve Carlton, CE (1975). Kan üre nitrojeni ve serum kreatinini. Fizyoloji ve yorumlar. Üroloji, 5 (5), 583-8.
  • Lohsiriwat, S., & Imrittha, N. (2008). Effect of posture on creatinine clearance in late pregnancy and after pregnancy. The journal of obstetrics and gynaecology research, 34(3), 337-42.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

× Whatsapp Destek Hattı
Ara