OGTT

Şeker yükleme testi olarak da bilinen oral glukoz tolerans testi (OGTT); özellikle prediyabet, diyabet ve gestasyonel diyabet gibi rahatsızlıkların tanısının konulmasında başvurulan bir laboratuvar testidir.

OGTT Testi Nedir?

Şeker yükleme testi olarak da bilinen oral glukoz tolerans testi (OGTT), vücutta glikozun tepkisini ölçen bir testtir. Bu test ile vücuttaki glikozun kullanım ve atılım gücü takip edilebilmekte, aynı zamanda; prediyabet, diyabet ve gestasyonel diyabet gibi rahatsızlıkların tanısı konabilmektedir. Açlık kan şekeri ölçümünün yapılmasının ardından genel olarak OGTT yapılmakta ve bu test sonucuna göre kesin bir tanı konmaktadır.

OGTT Testi Nasıl Yapılır?

En az 8 saatlik açlık süresinden sonra uygulanan OGTT, genellikle sabah saatlerinde yapılmaktadır. Bunun nedeni ise; günün ilerleyen saatlerinde insülinin glukoza olan tepkisinin azalmasıdır. Bu sebeple sabah yapılan testlerde daha makul glikoz değerleri tespit edilmektedir.

Yetişkin hastalara verilecek glikoz miktarı 75 g iken; çocuklarda bu miktar kg başına 1,75 g olarak bilinmektedir. Gebe bireylerde yine bu testin şeker yükleme oranları hastanın doktorunun da önerdiği miktarlarda değişiklik göstermektedir. OGTT sırasında şeker yüklemeden 10 dakika öncesinde ve; yarım, bir ve iki saat gibi uygun süreler sonrasında test sonuçları değerlendirilmektedir.

OGTT Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Oral glukoz tolerans testi öncesinde kişilerin uyması gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Bu kurallar, yapılan şeker yükleme testinin doğru sonuç vermesi adına oldukça önemlidir.

OGTT öncesinde kişilerin en az 3 gün boyunca yeterli miktarda karbonhidrat ile beslenmeleri gerekir. Bu karbonhidrat miktarının ise günde 150g civarında tutulması tavsiye edilmektedir.

Karbonhidrat alımının yanı sıra kişiler günlük aktivitelerinde kısıtlamaya gitmemelidir. Eğer kişilerin günlük aktivitelerini kısıtlayacak istirahat gibi durumları var ise bildirilmeli ve test müsait bir zamana ertelenmelidir. Sürekli olarak istirahat halinde kalmak OGTT ile yapılan ölçümleri etkileyebilmektedir.

En az 8 saatlik açlık sonrasında uygulanabilen test öncesinde; çay, kahve, sigara ve alkol gibi içeceklerin tüketilmesi uygun değildir.

Bunların yanı sıra test öncesinde kişilerde herhangi bir enfeksiyon durumu ya da kullanılmakta olan bir ilaç varsa mutlaka bildirmesi gerekmektedir.

OGTT Yapılmasının Uygun Olduğu Durumlar Hangileridir?

Oral glukoz tolerans testi (OGTT) , genel olarak açlık kan şekeri 100 – 126 mg/dL aralığında seyreden kişilerde uygulanmaktadır. Bunun amacı ise riskli seviyelerde seyreden kan şekeri karşısında mevcut diyabet tanısını koyabilmektir. OGTT ihtiyacı şu durumlarda kendini göstermektedir:

Gebeliğin 24 – 28. haftalarında olan kişilerde

Böbrek rahatsızlıkları

Damar tıkanıklığı

Sinir hasarı

Obezite

Hipoglisemi şüphesi

Aile öyküsünde diyabet tanısı bulunan kişiler

Oral Glukoz Tolerans Testi Değerlendirmesi

NGT

(Normal Glukoz Toleransı)

IGT

(Bozulmuş Glikoz Toleransı)

Diyabet
Açlık <100 mg/dL <140 mg/dL 140 mg/dL ve üzeri
30, 60 ve 90. dakika <200 mg/dL 200 mg/dL ve üzeri 200 mg/dL ve üzeri
2. saat <140 mg/dL 140 – 199 mg/dL 200 mg/dL ve üzeri

Diyabet Nedir ve Türleri Nelerdir?

Kan dolaşım sisteminde yüksek oranlarda glikoza rastlanması sonucu gelişen tabloya diyabet denmektedir. Diyabet farklı nedenlere bağlı olarak gelişebilen bir rahatsızlıktır.

Tip 1 diyabet; pankreas tarafından yeterli miktarda insülinin üretilemediği durumlarda ya da bağışıklık sisteminin insülin üreten pankreas hücrelerine saldırması sonucu kişilerde tip 1 diyabet görülmektedir. Tip 1 diyabete sahip olan kişilerin doktor kontrolünde insülin takviyesi alması, hastalığın semptomlarını azaltmaya yardımcı olmaktadır.

Tip 2 diyabet; en sık görülen diyabet tipidir. İnsülin salgısında sorun meydana gelmesi ya da vücudun insüline karşı bir direnç geliştirmesi sonucu tip 2 diyabet görülmektedir.

Gestasyonel diyabet; Hamilelik döneminde genel olarak hormonların değişim göstermesiyle ortaya çıkan diyabet türüdür. Hamilelik sürecinde gestasyonel diyabet sahibi olmak tip 2 diyabetin gelişimi için bir risk faktörüdür. Bu sebeple gestasyonel diyabetin kontrol altında tutulması çok önemlidir.

Prediyabet; Kan şekeri miktarının olması gerekenden yüksek fakat diyabet tanısı konması için yeterli sınıra gelmediği tablodur. Prediyabet evresi diyabete geçiş riskinin oldukça yüksek olduğu bir durumdur. Fakat yaşam tarzında yapılan değişiklikler ile bu durumun önüne geçmek mümkündür.

Prediyabet Teşhisinde OGTT’nin Rolü Nedir?

Glisemik parametreleri normal değerin üzerinde seyreden ancak diyabet tanısı konabilecek yüksekliğe erişmeyen ara döneme prediyabet denilmektedir. Prediyabet ve diyabet evresi kişilerde görülen; erken retinopati, nöropati, makrovasküler hastalık ve erken nefropati gibi semptomlarla ilişkili olabilmektedir. Prediyabetin diyabet evresine dönüşme riski ise %5 -10 arasındadır. Yapılan çalışmalara göre bu oranın yaşam tarzı değişikliği ile %40 – %70’e kadar azaltılabileceği öngörülmektedir. (1)

Prediyabetli kişilerin kan şekeri düzeyleri gün içerisinde normal bir şekilde seyretmektedir. Ayrıca prediyabet evresinde, diyabette olduğu gibi aşırı susama ve sık idrara çıkma gibi belirtilere de rastlanmaması mümkündür. Bu sebeple kişilerin ilk olarak açlık kan şekeri ölçülmekte ve bu değerin prediyabet şüphesi aralığında (100 – 125 mg/dL) çıkması sonucunda OGTT uygulanmaktadır.

OGTT öncesinde kişilere genel olarak 75g oral glikoz yüklemesi yapılmaktadır. Belirli dakikalarda yapılan ölçümlere göre test sonuçları değerlendirilmekte ve kişilerin diyabet riski saptanmaktadır.

OGTT ve Gestasyonel Diyabet (Gebelik Diyabeti) Tanısı

Gestasyonel diyabet, gebelerin yaklaşık olarak %6’sında görülen ve obezite ile artış gösteren bir diyabet türüdür. Ayrıca gebelik döneminde gestasyonel diyabet yaşayan kişilerde gebelik sonrası depresyonun görülme sıklığının diğer gebelere göre daha fazla olduğunu gösteren çalışmalara da rastlanmaktadır.

Gestasyonel diyabet tedavisinin; preeklampsi, omuz distosisi ve makrozomi problemlerinin oranlarında azalma ile sonuçlanması göz ardı edilemeyecek bir faydadır. Gestasyonel Diyabet tedavisi sürecinde yaşam tarzı değişiklikleri ile tedavi mümkündür. Fakat yaşam tarzı ile tedavini mümkün olmadığı durumlarda; insülin, metformin ya da gliburit ile tedaviye başlanmaktadır. (2)

Ölçülen açlık kan şekerinin 140 mg/dL ve üzerinde olması halinde genellikle 3 saatlik test önerilmektedir. 3 saatlik test genel olarak 1., 2. Ve 3. saatlerde ayrı ayrı ölçülmektedir.

Gestasyonel diyabet tanısında kullanılan 3 saatlik OGTT şu şekildedir:

Test öncesi mutlaka 8 saatlik bir açlık gerekmekte ve laboratuvar tarafından istenen kurallara da uyulması gerekmektedir.

Gestasyonel diyabet tanısında yüklenecek şeker oranlarına kişilerin doktorları karar verebilmektedir. Bu noktada tercih edilen oral glikoz yüklemeler; 50g, 75g ve 100g olarak değişiklik gösterebilmektedir.

Açlık kan şekeri değerinin OGTT yapılmasını gerektirdiği koşullarda çoğunlukla 75g oral şeker yüklemesi yapılmaktadır. 75g şeker yüklemesinin tercih edildiği durumlarda değerler şu tabloya göre değerlendirilmektedir:

Glikoz yüklemesi yapılmasının ardından 1. Saat normal kan şekeri değeri < 180 mg/dL (10 mmol / L)
Glikoz yüklemesi yapılmasının ardından 2. Saat normal kan şekeri değeri < 155 mg/dL (8.6 mmol / L)
Glikoz yüklemesi yapılmasının ardından 3. Saat normal kan şekeri değeri < 140 mg/dL (7.8 mmol / L)

Değerlerin normal kan şekeri seviyelerinden yüksek seyretmesi halinde test ilerleyen zamanlarda tekrarlanmakta ve duruma göre gestasyonel diyabet tanısı konabilmektedir.

Oral Glukoz Tolerans Testinin Anne – Bebek Sağlığına Bir Zararı Var Mıdır?

Halk arasında OGTT sırasında yapılan şeker yüklemelerinin bebeğe ve anneye zarar verebileceği düşüncesi bulunmaktadır.

Son yıllarda ciddi bir bilimsel tartışma konusu olan gebelere şeker yükleme konusunda bazı hekimler OGTT’nin zararlı olduğunu savunurken, bazı hekimler OGTT testi öncesinde kişilere uygulanan şeker miktarının tatlılardaki şeker oranlarından çok daha düşük olduğunu savunmaktadır.

Önemli olan şudur ki gebelikteki şeker hastalığı bebeğin ve annenin sağlığını tehdit etmektedir ve mutlaka zamanında teşhis edilip gerekli tedavi uygulanmalıdır. Böylece anne ve bebekte meydana gelebilecek olan rahatsızlıklara erken dönemde önlem alınması sağlanabilecektir.

Test sırasında şeker yüklemelerinin yanı sıra, gestasyonel diyabete sahip olup insülin tedavisi gören kişilerde de insülin tedavisinin olumsuz etkileri olabileceği yönünde endişeler oluşabilmektedir. Tedavi sırasında kullanılan insülin anne ve bebeğin vücuttaki şeker miktarının kontrol altına alınmasına ve beraberinde anne – bebek sağlığının korunmasına yardımcı olmaktadır.

 

Bu makale tıbbi tavsiye olarak yorumlanmamalıdır. Sağlıklı yaşam rutininizde herhangi bir değişiklik yapmadan önce lütfen doktorunuzla görüşün.

 Kaynakça
(1) Bansal N. (2015), Prediabetes diagnosis and treatment: A review, Published online 2015 Mar 15. doi: 10.4239/wjd.v6.i2.296, PMID: 25789110

(2) Mack L.R, Tomich P. G. (2017), Gestational Diabetes: Diagnosis, Classification, and Clinical Care, 2017 Jun;44(2):207-217. doi: 10.1016/j.ogc.2017.02.002. PMID: 28499531

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

× Whatsapp Destek Hattı
Ara